Kamion, tedarik zincirinize tüm bunları kazandırırken karbon salınımızı da azaltmanızı sağlar! Daha fazla bilgi için! Uzmanımız Sizi Arasın

Lojistik Dünyasında Sürdürülebilirlik

Kamion » Lojistik Sektör Özel » Lojistik Dünyasında Sürdürülebilirlik
Yazar : Ecem Tek
28 Haziran 2024 - Lojistik Sektör Özel
12345
Loading...
130 Görüntülenme

2024 Lojistik Trendleri: Sürdürülebilirlik ve İnovatif Yaklaşımlar

Son yıllarda etkisini iyice hissettiren iklim değişikliği ve küresel ısınma, sürdürülebilirlik kavramının önemini ortaya çıkardı. İş dünyasında rekabet avantajı kazanmak isteyen tüm şirketler, sürdürülebilirlik çalışmalarına hız verdi. Lojistik sektörü, dünyanın daha yaşanabilir bir yer olması için gelişmesi gereken kritik faaliyet alanlarının başında yer alıyor. Yüksek karbon salınımıyla çevre kirliliği yaratan taşımacılık sektörü, doğaya duyarlı inovasyonları uygulamak zorunda.

2024 lojistik trendleri arasında yer alan sürdürülebilirlik, sadece çevre değil aynı zamanda toplum ve ekonomi açısından da ele alınmalı. Sürdürülebilirlik kavramını tam anlamıyla hayata geçirmek için çevre, toplum ve ekonomi olarak 3 alanda inovasyonlar gerçekleştirmek gerekiyor. 

Sürdürülebilir Lojistik Nedir? Neden Önemlidir?

Lojistik; hava kirliliği, emisyon değerleri ve iklim değişikliği üzerinde olumsuz etkileri olan bir sektör. Taşımacılık faaliyetleri doğru uygulanmadığı takdirde çevreye ve ekonomiye zarar verebiliyor. Günümüzde sosyal bilincin artması, müşterilerin değişen beklentileri, doğal kaynakların sınırlı hale gelmesi ve yaşanan iklim krizleri yük verenlerin sürdürülebilir taşımacılık seçeneklerini değerlendirmesini zorunlu hale getiriyor. 

Sürdürülebilir lojistik; karbon salınımını azaltmak ve yakıt tüketimini minimuma indirmek için uygun araçların seçilmesi, depo ve fabrika alanlarının çeşitlendirilmesi, enerji kaynaklarından yenilenebilir seçeneklerin kullanılması, rotaların stratejik olarak planlanması anlamına geliyor. Atık yönetimini doğru şekilde uygulayan taşımacılık şirketleri, geri dönüşüm için etkili bir döngü yaratmakta.

Çevresel, toplumsal ve ekonomik açıdan ele alınan sürdürülebilir lojistik, şirketlerin maliyetlerinin azalmasını sağlıyor. Bu sayede kâr marjını maksimum hale getiren şirketler rakiplerini geride bırakabilir. Taşımacılık sektörünün gelişmesi ve büyümesi için sürdürülebilir trendler ve inovasyonlar çok önemli.

Sürdürülebilir Lojistik için 3 Strateji

Günümüzde müşterilerin şirketlerden beklentisi; ucuz, kaliteli ve hızlı ürün sunmaları değil, bu özelliklerin yanında gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmak isteyen üretim anlayışını benimsemeleri. Şirketlerin bu beklentiyi karşılamak için özellikle tedarik zincirinde sürdürülebilir taktikleri ve stratejileri uygulaması gerek.

Yeşil Lojistik

Yeşil lojistik stratejisinde; yapılan uygulamalar sırasında çevreye verilen etkilerin en aza indirilmesi amaçlanıyor. Taşımacılık faaliyetlerini doğaya duyarlı bir anlayışla yönetmek olarak ifade edebiliriz. Yeşil tedarik, paketleme, dağıtım ve geriye doğru lojistik şeklinde tüm sürecin sürdürülebilir kaynaklarla ilerlemesini sağlayan bu strateji, şirketlerin maliyet kontrolü yapması için de etkili bir yöntem.

Yalın Lojistik

Sürdürülebilirlik kavramının ekonomik etkilerini yansıtan kilit nokta; yalın lojistik. Yüklerin üreticiden son tüketiciye kadar yaşadığı yolculuk boyunca işlemlerin hatasız yapılması, israfların önlenmesi ve maliyetlerin en aza indirilmesi olarak ifade edilebilir. Yalın lojistik stratejisi, taşımacılık faaliyetlerinin verimli, etkin ve koordineli şekilde planlanarak uygulanmasını sağlıyor. 

Geriye Doğru Lojistik

Tersine lojistik kavramı; geleneksel yaklaşımdan farklı olarak ürünlerin son tüketiciye ulaşana kadar değil, yaşam döngüsü boyunca stratejik şekilde yolculuk etmesini sağlamak olarak anlatılabilir. Şirketler, ekonomik ve çevresel kaygılar nedeniyle tersine lojistik uygulamalarını doğru şekilde yönetmeli. Ürünlerin yeniden kazanımı, atık yönetimi ve geri dönüşüm için bu stratejik yaklaşım geliştirilmekte.

Sürdürülebilir Lojistik Kavramının Çevresel Etkileri

Gelişen teknolojisi sayesinde uçtan uça görünürlük sağlayan taşımacılık sektörü, daha kontrollü ve öngörülü bir süreç yönetimi sunmakta. Lojistik sektörünün çevresel etkilerini iyileştirmek için sürdürülebilir kaynaklara yönelmek gerekiyor.

Sürdürülebilir lojistik kavramında çevreye duyarlı inovasyonları ve trendleri, gelin birlikte inceleyelim;

  • En kısa rotaların oluşturulması için kullanılan yazılımlar, karbon emisyonunu azaltmak anlamında etkili. GPS ve yapay zeka araçları güncel veriler sunarak lojistik faaliyetlerinin daha stratejik şekilde planlanmasını sağlıyor.
  • Bitkisel ve hayvansal yağlar, atık ve tarımsal ürünler gibi yenilenebilir kaynaklardan üretilen biyoyakıtlar, doğaya duyarlı bir yaklaşım sunuyor. Taşımacılık faaliyetlerinde elektrikli araçların kullanılması, yakıt seçiminde çevre dostu seçeneklerin tercih edilmesi büyük fark yaratıyor.
  • Avrupa Birliği’nin önerdiği araçların tercih edilmesi, çevresel etkilerin azaltılması için kritik öneme sahip. Sürdürülebilir lojistik için özellikle karayolu taşımacılık modunda doğru araç seçimleri yapılmalı. Karbon salınımının büyük bir yüzdesini oluşturan fosil yakıtlı araçlar, çevresel etkileri bakımından artık olumsuz bir seçenek. 
  • Depolama alanlarında rüzgar ve güneş gibi doğal enerji kaynaklarının kullanılması, sürdürülebilirlik açısından etkili. Güneş panelleri ile enerji verimliliği sağlanan depolarda kullanılan IoT araçlar, eş zamanlı kontrol sunuyor. Ürünlerin güncel durumunu paylaşan sensörler, depo yönetiminin daha etkili şekilde yapılmasını sağlayarak gereksiz enerji tüketiminin önüne geçiyor.
  • Yapay zeka destekli yazılımlar, talep tahmini ve stratejik kararlar için ideal. Envanter yönetimi optimizasyonu için yapay zeka destekli yazılımları kullanan şirketler daha iyi kararlar alabilmekte. Gereksiz stokları azaltarak hem enerji tasarrufu hem daha az karbon salınımı yaratmak mümkün.
  • Atık yönetimi, toprağın kirletilmesini önlemek için kritik önem taşıyor. Atıkların özel bir alana toplanması ve çevreye zarar vermeden imha edilmesi, ek maliyet gerektirse bile sürdürülebilirlik kavramı için önemli. Taşımacılık şirketleri atık konusunda doğru yönetim süreçlerini uygulayarak çevreye duyarlı bir yaklaşım benimseyebilir.

Toplumsal Açıdan Sürdürülebilir Lojistik

Lojistik sektöründe sürdürülebilirliği toplumsal açıdan ele alırsak; çalışanların ve müşterilerin çevreye duyarlı hale getirilmesi için yapılan çalışmaları örnek verebiliriz. Kamyon ve tır şoförlerinin eğitilmesi, trafik kaza riskinin azaltılması ve güvenli sürüş deneyimi için önem taşıyor. 

Lojistik sektöründe faaliyet gösteren tüm paydaşların teknolojiyi yakından takip etmesi ve dijital araçları etkili kullanması gerekiyor. Yapay zeka ve nesnelerin interneti sadece yüklerin transfer yolculuğunda değil, tüketicilerin bu süreci takip etmesinde de önemli etkilere sahip. Bilinçlenen müşteri profili, sürdürülebilir kaynakları kullanan şirketleri ve lojistik firmalarını tercih ediyor. Uçtan uca görünürlük sağlayan dijital yük veren panelleri, ürünlerin sorunsuz yolculuğunun takip edilmesi ve çevreye olan etkilerinin analiz edilmesi için etkili bir yöntem. 

Depolama ve paketleme süreçlerinde kaynakların verimli kullanılması için çalışanların sürdürülebilirlik bilinci kazanması kaçınılmaz.  IoT ve yapay zeka uygulamalarının desteği ile stratejik depo alanı yönetimi, büyük ebatlı paketlemeler ve geri dönüştürülebilir doğa dostu ambalaj seçimleri lojistik süreçlerinin sürdürülebilir olması için etkili. İş süreçlerinde çevre dostu bilince sahip olan çalışanlar kaynakların verimli kullanılmasını sağlıyor. 

Ekonomi Perspektifinden Sürdürülebilir Lojistik Yaklaşımı

Sürdürülebilir lojistik yaklaşımı için yapılan inovasyonlar ek maliyet olarak görülebiliyor. Oysa taşımacılık şirketleri sürdürülebilir trendleri uyguladığı zaman enerji ve envanter maliyetlerini azalttığı için gelirinde artış yaşıyor. 

Enerji verimliliği için tercih edilen rüzgar ve güneş panelleri için devlet destekleri takip edilebilir, yapay zeka ve IoT araçlarına yatırım yapılabilir, stratejik süreç yönetimi için yazılımlara kaynak ayrılabilir. Tüm bu uygulamalar ek maliyet gibi görünse de zamanla geri dönüş sağlayarak şirketlerin rekabet avantajını yükseltmekte. Daha az ve yenilenebilir enerji ile çalışan araçlar, yeterli stok yönetimi, verimli depo alanı ve uçtan uca görünürlük sayesinde şirketin ekonomik kaynakları tasarruflu şekilde kullanılıyor. 

Rota hesaplamalarını yapay zeka ile yapmak, büyük ebatlı ambalajlama sayesinde yük alanını daha etkili kullanmak, FTL (Full Truck Load) taşıma sistemini uygulamak,  ek maliyet ve zaman yönetimi açısından avantajlı. 

Sürdürülebilir Lojistik Uygulamalarının Avantajları

2024 yılının öne çıkan kavramlarından olan sürdürülebilirlik, tedarik zincirinin daha başarılı yönetilmesini sağlıyor. Lojistik uygulamalarında sürdürülebilir stratejileri benimseyen şirketlerin bazı avantajları oluyor. Bu avantajları kısaca özetlersek;

  • Yakıt verimliliği ve atık yönetimi gibi girişimler operasyonel giderleri azaltmak için ideal. Maliyetlerin minimum seviyelere indirilmesi için yenilenebilir enerji kaynaklarının tercih edilmesi gerekiyor.
  • Otomasyon ve yapay zeka destekli yazılımlar, çalışanların iş süreçlerini daha etkili hale getiriyor. Depo ve envanter yönetiminde kullanılan otomasyonlar ve robotlar, çalışanların performansında iyileşme sağlıyor.
  • Yeni teknolojilerin ve sürdürülebilir uygulamaların benimsenmesi, uzun vadede başarılı olmak ve rakiplerden farklılaşmak için önemli. Ek kaynak maliyeti gibi görünse de teknolojiye yatırım yapılması, ilerleyen dönemde kazanç getiriyor.
  • Karbon ayak izinin azaltılması ve kaynakların verimli kullanılması, gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya sunuyor. Çevreye duyarlı bir yaklaşım benimseyen şirketler değişen müşteri profiline de hitap edebiliyor.
  • En aza indirilmiş atık ve kaynak kullanımı, şirketlerin hammadde fiyatlarından etkilenmemelerini sağlıyor. Maliyetleri azaltmak için avantajlı olan atık yönetimi, sürdürülebilir lojistik kavramı için kritik öneme sahip.
  • Karbon emisyonunu yükselten en önemli sebeplerden biri; karayolları ile uygulanan taşımacılıkta araçların boş yolculuklar yapması. Türkiye’de günlük yaklaşık 450 bin FTL taşıması yapılmakta. Ancak bu rakamın neredeyse yarısı dönüş yolunda boş olduğu için çevre kirliliği açısından risk yaratıyor. Kamion Yük Paneli ve mobil uygulaması, teknolojik tabanlı yapısı ile doğaya duyarlı bir vizyonu yansıtıyor. FTL taşımacılıkta dönüş yolculuklarının boş olmaması için en ideal yük planlamalarını gerçekleştiriyor. Kamyon ve tırların dönüş yolunda da yük taşımasını sağlayarak hem şoförlerin hem yük verenlerin maliyetlerini azaltıyor, hem de karbon salınımının gereksiz yere olmasını önlüyor.

Değişen müşteri beklentilerine cevap vermek, maliyetleri düşürmek, rekabet avantajı elde etmek ve doğaya karşı duyarlı davranmak isteyen şirketler, lojistik süreçlerinde bu sürdürülebilir stratejileri uygulamalı. Yük veren markalar Kamion yük veren panelini, taşıyıcılar ise mobil uygulamasını kullanarak lojistik süreçlerini daha sürdürülebilir hale getirebilir. 

 

 

https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/909202

https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/2507322

dergipark.org.tr/en/download/article-file/1274967

https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/1651021

Bu yazıyı paylaşmayı unutmayın!

yük tasiyanlar yük verenler
Hemen Başla